Emniyet Genel

Aşırı hız, hatalı sollama, alkollü araç kullanma… Trafikte sürücü hatalarından kaynaklanan kazalar azalmak bilmezken, cezaların yaptırım gücünün fazla olmaması dikkat çekiyor…

Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre 2010’da alkollü araç kullanmaktan ehliyetine el konulanların sayısı 139 bini aştı. Ancak aşırı hız sebebiyle ehliyeti alınan sürücü sayısı sadece 638’de kaldı…

Peki vatandaşlar araç kullanırken nelere dikkat etmeli? Tehlikeyi aza indirmek için nasıl davranılmalı…

Diyelim ki el freni boşaldı…

Uzmanlara göre böyle… Ama Kazalar tüm uyarılara rağmen giderek artıyor. Cezaların yaptırım gücü fazla olmadığı için, kazaların arttığı konuşuluyor… Vatandaş’a göre de trafik cezaları yeterli değil..

Kara yollarını kan gölüne çeviren kazaların başlıca sebebi alkol ve aşırı hız…. Bayram sürecinde yaşanan kazaların yüzde 75’inin ‘aşırı’ hızdan kaynaklandığı tesbit edildi…
 

Direksiyon başında “uyku apnesine” dikkat!

Çok sayıda vatandaşın ölümüne yol açan trafik kazaları, direksiyon başındaki sürücülerin dikkatli araç kullanmalarının önemini bir kez daha gündeme getirdi.
Uzmanlara göre, uyku bozukluğu bulunan sürücülerin direksiyon başında uyuması kazalara davetiye çıkarıyor.
Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uyku Laboratuvarı Sorumlusu uzman Dr. Hikmet Fırat, ”Uyku apnesi” ya da ”uykuda solunum durması” adı verilen hastalık ve trafik kazalarına etkisi ile ilgili bilgiler verdi.
Türkiye’deki en fazla yatağa sahip uyku laboratuvarında yüzlerce uyku sorunu bulunan kişiyle karşılaştıklarını belirten Fırat, şiddetli ve sürekli horlamanın bu hastalığın en önemli belirtisi olduğunu bildirdi. Fırat, bu kişilerin, daralan hava yolundan nefes almak için aşırı bir güç harcadıklarını, dar bir yoldan geçen havanın da horlama sesine neden olduğunu anlattı.
Dünyada, erişkinlerin yüzde 10-20’sinde horlama görüldüğünü, bu rakamın Türkiye’de ise yüzde 26 olduğunu belirten Fırat, ”Her 100 kişiden en az 5’inin horlamakla kalmayıp aynı zamanda solunum durmasına sahip olduğu bilinen bir başka gerçek. Aşırı horlama ve kilo, orta yaşlı erkeklerde uyku apnesi gelişme riskini daha da artırıyor” diye konuştu.
Bu hastalığa sahip kişiler gece düzenli nefes alamadıkları için dokulara yeterli oksijen taşınamadığını belirten Fırat, bu nedenle bu kişilerin sabah kalktıklarında kendilerini yorgun ve uykulu hissettiklerini söyledi.
“Trafik kazalarına davetiye çıkarıyor”
Uyku apnesinin, zamanla hipertansiyon, kalp yetmezliği, kalp krizi ve felç gibi hastalıklara yol açtığını ifade eden uzman Dr. Hikmet Fırat, şu uyarıları dile getirdi:
”Şiddetli ve sürekli horlaması olanlar mutlaka uyku bozuklukları merkezlerine başvurup gerekli testlerden geçmelidirler. Horlamanın kısa aralıklarla kesilmesi ve ardından derin ve gürültülü bir sesle tekrar nefes alınmaya başlanması gece içinde apnelerin varlığını düşündürmelidir. Bazı hastalarda solunum durması gecede 300-400 kez tekrarlanmakta, uykunun dörtte üçünde nefessiz kalınabilmektedir. Bu aynı zamanda uykunun gecede 300-400 kez bölündüğünün ifadesidir ki hastalar çoğu kez uyanıklıklarının farkına bile varamamaktadırlar. Ancak, böyle kalitesiz bir uyku, ertesi gün yorgunluk ve uykusuzluğa sebep olmaktadır.” dedi.
Uyku apnesi bulunan kişilerin bazen uygunsuz yerlerde uyuya kaldığını, iş ve özel hayatlarında, uykulu halleri nedeniyle ciddi problemler yaşadıklarını belirten Fırat, ”Uyku apnesi bulunan sürücülerin direksiyon başında uyuması ciddi kazalara yol açabiliyor. Bu hastaların, normal insanların 2-3 katı daha fazla trafik kazası yaptığı belirlenmiş” şeklinde konuştu.
Uyku apnesinin sinir sistemini de etkilediğini, bu hastaların konsantrasyon güçlüğü çektiğini, unutkan olduklarını, kolay sinirlendiklerini, isteksizlik ve iş veriminde azalma yaşadıklarını kaydeden Fırat, bu tür şikayetlerin birden başlayabildiğini, ancak sıklıkla yavaş yavaş geliştiğini kaydetti.