Her sürücü kendisini şoför sanıyor ancak işin aslı bu değil…

HER sürücü, kendini çok iyi şoför olarak görür. Çünkü; araç, direksiyon simidini çevirince yön değiştirmekte, gaza basınca hızlanmakta, frene basınca yavaşlamakta ve durmaktadır. En basit arabada bile 100 beygir gücünde motor vardır.
100 beygire birden deh (!) diyebilen bir insanın, kendini üstün görmemesi imkánsızdır. Peki o zaman her sürücü, iyi şoför müdür? Tabii değildir. Hatta tam tersine, aslında her sürücü, kötü şofördür. Çünkü kendini çok iyi gördüğü için, diğer şoförlere ders vermeye çok meraklıdır. İşine gelmeyen en küçük bir olumsuzluk karşısında, anında zıvanadan çıkar. “Madem öyle, işte böyle” deyip, (kendince) kendisine feyk atan, yolunu çalan veya yavaş hareket eden veya gereğinden fazla hızlı davranan diğer sürücülere hadlerini bildirmeye kalkar. İşte o zaman mutlaka trafik kurallarını ihlál eder ve kötü şoför olur. Bu noktadan başlamak üzere iyi şoförlüğün on kuralını sıralayalım.
1. Tepkici değil, etkici ol. Davranışlarınla, diğer sürücülere iyi örnek ol, teşekkür al. Kimsenin damarına basma. Senin damarına basılırsa, aldırma. Hiç bir zaman tedbiri elden bırakma, terbiyeli olmaktan şaşma.
2. Gör ve göster. Yoldaki diğer araçları, yayaları, hayvanları gör. Kendini onlara göster. Sürpiz yapma. Gerekiyorsa far ve korna kullan. Sürücülerin en sık yaptıkları hata, başkalarının onları farkettiğini varsaymalarıdır.
3. Büyük resmi gör. Aracını, at gözlüğü takarak sürme. Sadece kendi şeridine, yolun gittiğin yönüne bakmakla yetinme, arkana da bak. Gözünü dört aç. Kaldırımda koşuşan çocukları, yolu geçmeye çalışan koyunları ve bayır aşağı gelen inekleri, çöp konteynerinden çıkan kediyi gör.
4. Sadece aracını sür. Araç sürerken başka iş yapma. Telefonla konuşma, kaset veya disk değiştirme, yemek yeme, gazete okuma, manzara seyretme, yana veya arkaya dönüp yolcularla sohbet etme.
5. Frene erken, gaza geç bas. Sürücünün en büyük eğilimi, frene mümkün olduğu kadar geç, gaza mümkün olduğu kadar erken basmaktır. İçindeki bu doğal davranışı değiştir. Tam tersini yap. Frene erken, gaza geç bas. Kimseye arkadan çarpma.
6. Yolcunu huzursuz etme. Özellikle yanında oturan yolcu, sağ eliyle tutamağa sıkı sıkı sarılmışsa, seninle birlikte frene basıyor ve gözünü yoldan ayırmıyorsa, hele hele hafif hafif terlemeye başlamışsa, derhal yavaşla. Aracını daha sakin sür. Yolcuna seyahati zehir etme, yazıktır ona.
7. Sola açık, sağa kapalı dön. Sakın slalom yapar gibi, her viraja kapalı girme. Sonra karşında başka bir araç görürsün; sakın şaşırma.
8. Viraja girmeden iyice yavaşla, gaz vererek dön, çıkarken hızlan. Araç virajda, düz yolda davrandığı gibi davranmaz. Merkezkaç kuvveti, aracı dışa doğru savurur. Dönerken frene basarsan, arka teker ön tekeri izleyemez. Aracın hakimiyetini kaybeder, yoldan çıkarsın. Şeridinde kalarak viraj alamayan sürücüye, şoför denmez. Bunu unutma.
9. Araç seni değil, sen aracı yönet. Sürdüğün araç sana itaat etmiyorsa, hatayı araçta değil, önce kendinde ara. Derhal yavaşla. Hálá itaatsızlık devam ediyorsa, uygun bir yerde dur. Araçtan in ve lastikleri kontrol et. Lastikler tamamsa, bakıma sokmadan, aracını alıştığın tarzda sürme.
10. Şerit çizgisini bacak arasına alma; zebraları çiğneme. Yollar, adam başına bir şerit olmak üzere tasarlanmıştır. Birbuçuk şerit işgal ederek araç sürme. Trafik adaları, üstünden araç geçmesin diye zebra gibi boyanmıştır. Yazıktır, hayvanı çiğneme.
Son Söz: Şoförlüğünle sakın övünme; bırak seni başkası takdir etsin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir