Küçük değişiklikler büyük mutluluklar getirir. Yaşantınızda yapacağınız birkaç küçük değişiklik, kırılan alışkanlıklar, rutinden çıkarılmış davranışlar ve yaşantınıza göstereceğiniz özen size çok daha dingin bir ruh hali ve büyük mutluluklar olarak geri dönecektir.

Zaman zaman pek çoğumuz nedensiz iç sıkıntılarından yakınırız. Gün normal seyrinde akarken küçücük bir sorunun dahi içinden çıkılamaz bir hal aldığını görürüz. Gelin bu sefer sorunu başkalarında aramak yerine hayatınıza küçük dokunuşlar yapın ve bu dokunuşların ardından karanlık bulutların nasıl da dağıldığını hep birlikte gözlemleyelim.

Mutluluk da mutsuzluk da, huzur da huzursuzluk da kişinin kendinden yansıyan duygulardır. Hemen herkes huzuru aramaktan söz eder ve bu arayış içinde farklı şehirler, farklı evler, farklı insanlardan medet umarlar. Oysa huzuru aramak için o kadar da uzaklara gitmeye gerek yoktur. Kişi kendini ele almayı başarabilse ihtiyacı olan huzuru da mutluluğu da yakalayabilir. İşte bu bilinçten hareketle ortak hedef olan mutluluğa ulaşma yolunda sizlere rehberlik edebilecek 10 adım paylaşmak istiyorum.

Her Şeyin Başı Sağlık:

Adımlardan ilkini “her şeyin başı sağlık” diyerek atmak istiyorum. Sağlıklı bir beden sağlıklı ruh halini beraberinde getirir. Hasta ve keyifsiz olduğunuz zamanları şöyle bir aklınıza getirin ne kadar da mutsuz ve huzursuz hisseder insan… Öyle ise sağlıkla ilk adımınızı atmalı ve beslenme programınıza meyve ve sebzeleri dahil etmeyi unutmamalısınız. Çeşitli ve mevsiminde satışa sunulan hemen her meyve ve sebzenin beden üzerinde farklı yapılandırmaları vardır. Bu nedenle tek tip değil çoklu seçimler yapmalı her renk grubunu olabildiğince tüketmeye özen göstermeliyiz.

İkinci adımda sağlıklı bedenin sürdürülmesine yönelik küçük ipuçları vereceğim. Her gün içilen bir fincan şekersiz kahve, tüketilecek meyve çayları ve bir iki parça yenilecek bitter çikolatanın ruh sağlığınız üzerinde olumlu etkisi vardır. Bu gıdalar mutluluk verir ve enerjinizi yükseltir. Ayrıca özellikle sonbahar kış aylarında artan soğuk algınlığı vakalarına karşı, her gün bir fincan ıhlamur tüketmeniz de önerilmektedir. Ihlamurun tadını sevmiyorsanız ılıtılmış ıhlamur ile gargara da yapabilirsiniz. Antiseptik özelliği ile ıhlamur üst solunum yolu hastalıklarına karşı adeta koruyucu bir kalkan görevi görecektir.

Üçüncü ve sağlık için son adım, uyku düzeneğiniz. İyi bir uyku kadar o uykunun sağlanacağı ortamın konfor ve dekorasyonu da önemlidir. Nevresim takımlarınızı sıklıkla değiştirin. Eğer imkanınız var ise daha iyi bir uyku sağlayacağına inandığınız bir yatak ya da yastık satın alabilirsiniz. Ayrıca oda ısısı da önemlidir. Eğer yatak odanız fazla sıcak ya da soğuk oluyor ise bu da uyku kalitenizi dolayısıyla da mutluluk düzeyinizi etkileyecektir. Yatak odanızı sıklıkla havalandırdığınızdan emin olun ve içerideki oksijen seviyesini etkileyecek (çiçek ve benzeri canlılar) bulundurmamaya dikkat edin.

Rutini Kırmak:

Dördüncü adım alışkanlıkları değiştirmek yönünde ipuçları içeriyor. Eğer siz de her yaşadığınız günü bir öncekinden ayıramadığınızdan dem vuruyorsanız değişiklik zamanı gelmiş demektir. İşe yolları değiştirerek başlayabilirsiniz. Bir yerden bir yere gitmek için tercihiniz her zaman aynı yol olması, uzatacağınızı bilseniz bile yolunuzu değiştirmek yeni ve farklı şeyler görmenize yardımcı olacaktır. Yollar kadar vasıtaların da değişimi önemlidir. Birkaç gün arabanızı evden çıkarmayın, ya da bu sefer kara yolu yerine deniz yolunu tercih eden bir güzergah yapın. Kahve saatinizi değiştirin. Ya da ne bileyim bu sefer yemek masasında değil de oturma odasında akşam yemeğinizi yiyin. Yeter ki rutine girmiş davranışlarınızı kırın.

Devir Hesap Devri

İnsanları mutsuz kılan yaşamsal sorunların başında para gelir. Oysa bilinen bir başka gerçek vardır ki kişi ne kadar kazanıyorsa yaşantısı da o oranda genişliyor demektir. Yani daha fazla ya da az kazandığınızda harcama oranınızda bir azalma ya da daralma olmaz sadece kabın hacmine göre şekillenirsiniz. Bu da demektir ki aslında harcamalarınızı kontrol edebilirsiniz. Gereksiz şeyleri ihtiyaç kabul etmekten vaz geçin. Bunun için alışverişe ayırdığınız süreyi kısıtlayabilir. Alınması gerekenleri bir liste yaparak alışverişe çıkabilirsiniz. Ayrıca alışverişe tok karınla çıkmak sizi iki misli koruyacaktır. Bizden söylemesi!

Altıncı adımda zaman yönetiminin öneminden söz etmek istiyorum. Tıpkı gereksiz alışverişlerin önlenmesi gibi yapılacakların önceden planlanması sizi zaman kayıplarına karşı korur. Böylece yapmak istediklerinize daha çok vakit ayırabilirsiniz. Gün içinde yapmanız gerekenlerin bir listesini yapın ve bunlar için zaman tayin edin. Geri kalan zamanı tamamen kendiniz için ayırın.

Arkadaşlar Önemli!

Sevdiklerine zaman ayırmak, sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmek insanı mutlu eder. Arkadaşlarınızla zaman geçirmeye çalışın. Arkadaşlarla vakit geçirmek için her türlü bahaneyi iyi değerlendirin. Örneğin 3 saat sürecek yoğun bir trafiğin ardından eve ulaşmanız söz konusu ise bu süreyi trafikte geçirmek yerine dostlarla buluşmak ve ardından azalan trafikte evin yolunu tutmak iyi bir bahane olabilir.

Küçük Detaylara Önem Verin.

Hayatınızı mutlu kılacak sekizinci adım, detayları önemsemekten geçiyor. Çalışılan ortam, ev ya da iş yerinde sürdürülen yaşam da küçük detaylar ihtiyacındadır. Örneğin, iş yerinizde baktığınız çiçek, evinizde beslediğiniz evcil dostunuz yaşantınızı detaylandıracak, size sorumluluklarınızı hatırlatırken sizi rahatlatacak detaylardır. Bazen masanızı süsleyen bir demet çiçek bile size ihtiyacınız olan yaşam enerjisini aktarmak için yeterlidir.

Mum yakın, tütsü ya da aromatik yağların rahatlatıcı kokusu ile gevşeyin. Bulunduğunuz ortamı renklendirmek, hafifletmek, güzelleştirmek için bu küçük detayların katkısı büyüktür. Yoğun bir toplantının ardından, ya da zorlu bir günün ardından iyi dileklerle yakacağınız bir mum, hem üzerinizdeki hem de ortamdaki negatif enerjinin dağılmasına katkıda bulunur. Tütsü sizi için ağır ise o zaman küçük bir yağdanlık ve hafif bir aromatik yağ daha hafif bir koku ile ortamınızı farklılaştırabilir.

Son olarak yaşadığınız günü yatağa taşımayın. Sıkıntıları, sorunları ya da mutlulukları ile günün tüm detayları ile yorulmuş beyninizi boşalttıktan sonra yatmaya çalışın. Bu konuda benim size önerim, bir günlük tutmak ve gece yastığa başınızı koyduktan sonra kendinize vereceğiniz bir “unut” komutu ile uykuya dalmak. Böylece gece boyu düşüncelerden beyniniz arınacak ve sabah kendinizi çok daha dinç ve keyifli olarak uyanmış bulacaksınız.

 

Makale Kaynağı: Gönül DostMakaleMarketi.com

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir